İşletmeler için Görünmeyen BT Maliyetleri
Bir işletme büyüdükçe bilgisayar sayısı artar, dosyalar çoğalır, uzaktan erişim ihtiyacı doğar ve doğal olarak “kurumsal” çözümler gündeme gelir.
Bu noktada çoğu işletmenin karşısına aynı tablo çıkar:
- Windows lisansları
- Office paketleri
- Sunucu yazılımları
- Antivirüs
- Güvenlik duvarı lisansları
- VPN, yedekleme, ek modüller
Ve bunların önemli bir kısmı yıllık yenileme gerektirir.
İlk bakışta bu normal görünür. Ancak birkaç yıl geriye çekilip toplam maliyete bakıldığında tablo değişir.
Lisanslı Ürünler Gerçekte Ne İfade Ediyor?
Lisans satın almak, çoğu zaman şu anlama gelir:
- Yazılımı kullanma izni
- Belirli süreyle (genellikle 1 yıl)
- Belirli şartlarla
Yani satın alınan şey aslında bir varlık değil, bir kullanım hakkıdır.
Bu hakkın süresi dolduğunda sistem çalışmaya devam etse bile:
- Güncellemeler kesilir
- Güvenlik riski oluşur
- Destek biter
Ve işletme tekrar ödeme yapmak zorunda kalır.
Bu durum, yıllar içinde sabit bir gider kalemi haline gelir.
Görünmeyen Ama Gerçek Maliyetler
Lisans bedelleri genelde tek başına değerlendirilir. Oysa işletmelerin katlandığı gerçek maliyet şunları da içerir:
- Kur artışıyla yükselen yenileme bedelleri
- Ürün paketlerinin değişmesi (bir özellik artık “üst paket”)
- Uyum sorunları (eski sistem, yeni lisans)
- Birden fazla üreticiyle muhatap olma
- Sorun anında “ürün var ama çözüm yok” durumu
Üstelik lisanslı ürün kullanmak, destek alındığı anlamına gelmez.
Çoğu zaman işletmeler lisansı alır, ama yönetimi ve sorumluluğu yine kendi üzerinde kalır.
Güvenlik Lisansla mı Sağlanır?
Pazarda sıkça duyulan bir söylem vardır:
“Kurumsal lisanslı ürün kullanmazsanız güvende olmazsınız.”
Gerçekte güvenlik;
- Mimariyle
- Doğru yapılandırmayla
- Günlük operasyon disipliniyle
sağlanır.
Tarihte yaşanan büyük güvenlik ihlallerinin önemli bir kısmı, çok pahalı ve tamamen lisanslı kurumsal ürünler üzerinde gerçekleşmiştir.
Yani sorun lisanslı ya da lisanssız olmak değil;
nasıl kurulduğu ve nasıl yönetildiğidir.
Alternatif Bir Yaklaşım: Hizmet Olarak Altyapı
Son yıllarda birçok işletme şu soruyu sormaya başladı:
“Bu sistemleri satın almak yerine, neden yönetilen bir hizmet olarak almıyorum?”
Bu yaklaşımda işletme:
- Lisans kovalamaz
- Yenileme tarihlerini takip etmez
- Ürün değişikliklerinden etkilenmez
- Tek muhatapla çalışır
Odak noktası “hangi ürünü aldım” değil,
“sistem çalışıyor mu ve güvende mi” olur.
Hizmet Modelinin Sağladıkları
Hizmet odaklı bir BT modelinde:
- Yazılım lisansları değil, süreklilik önemlidir
- Sabit ve öngörülebilir maliyet oluşur
- Sistemler ihtiyaçlara göre şekillenir
- Vendor (üretici) bağımlılığı azalır
- İşletme, BT’yi bir yük değil destekleyici güç olarak görür
En önemlisi:
İşletme, teknik detaylarla değil kendi işiyle ilgilenir.
Peki Bu Model Kimler İçin Uygun?
- Kendi BT personeli olmayan firmalar
- Lisans ve yenileme maliyetlerinden yorulmuş olanlar
- “Birini aradığımda ulaşabileyim” diyenler
- BT’yi yatırım kalemi değil, operasyonel hizmet olarak görmek isteyenler
Sonuç
Bugün işletmelerin önünde iki yol var:
- Ürünleri tek tek satın alıp,
lisanslarını yenileyip,
sorumluluğu üstlenmek
- Altyapıyı bir bütün olarak,
yönetilen bir hizmet şeklinde almak
İkinci yol genellikle daha sade, daha öngörülebilir ve uzun vadede daha mantıklı oluyor.
Çünkü işletmelerin ihtiyacı olan şey yazılım lisansı değil;
çalışan, güvenli ve sürdürülebilir bir sistem.